Psikolojiblogu.com

Hedefe sahip olmak iyi bir hayatın anahtarı

               Hedefe
sahip olmak aslında başarının bir nevi anahtarı.  İnsanlık boyunca hedefi olan insanlar
hedeflerine gitmek için durmadan çalışmışlardır. Ve bu çalışma sonucu
karşılığında bazı kazanımlar elde ederler. Bu kazanımlar kalıcı ve doğru kazanımlardır.”
Hedefe giden yolda çekilen çile kutsaldır”. İşte bu cümle bazı şeyleri daha da
iyi açıklıyor. Hedefe ulaşırken önümüze bir sürü farklı sorun çıkabilir.
Yapılması gereken her durumda hedefi kaybetmeden yola devam etmektir. Bir söz
vardı. “İnsanlar plan  yapar Tanrı’da
gülermiş.” Gerçekten de gördüğünüz gibi hedefi belirlemek önemli. Bir de bazı
şeylerin hayırlısıyla olması gerekiyor.
Bir kader var. O kaderi bir dünya gibi görün. İçerisinde iyisi de kötüsü
de var. Sizin seçimleriniz hayatınızın geri kalanını etkileyecek. İşte bu
noktada doğru karar vermek hedefe gitmekte çok önemli bir rol oynuyor. Hedefe
giderken doğru kararları alırsanız yolda yanlış yollara sapmamış olursunuz. Bu
da sizi doğruca çıkışa götürür. Zorluklar sizi kamçılıyorsa doğru yoldasınız
demektir. Hedefe giderken yolda elbet tökezleyecek ve belkide düşeceksiniz. Ama
yılmayacaksınız. Sonuna kadar gideceksiniz. İşte ancak o zaman hedefe
ulaşabiliriz.
Başarısızlıkta başarı gibi olası bir durumdur. Her durumda
başarı elde etmek gerçekçi olmayabilir. Bu durumda da o yapılan durumdan elde
edilen sonuçtan alınan başarısızlığın nedenleri ve sonuçları iyi
irdelenmelidir.
Biliyorsunuz bizim sitemizde Ali diye bir karakter var. Bu
karakter üzerinden bir sürü olayı anlatıp sizlerle birlikte beyin fırtınası
yapıyoruz. Bu sefer Ali bir hedefe kitlenmiş durumda. Malum herkesin başında
olan okulu bitirme hedefi. Bu hedefe ulaşırken önünde zorlu bir süreç var. Çok
çalışması elinden geldiğinden fazla emek vermesi gerekiyor. Ali’nin hayatında
bir sürü iniş ve çıkışlar var. Bir dönem yoğun şekilde kaygıları vardı. Bu
kaygılar kimi zaman küçük kimi zaman da büyük olabiliyordu. Başaramama korkusu
onu yiyip bitiriyordu. Bunun nedeni Ali’nin ailesinin onun eğitiminde çok
kuralcı ve kendi yapamadıklarını onun yapmasını aşırı derecede istemeleriydi.
Ali kendi üzerinde büyük bir yük hissediyordu. Bu yük ona sandığımızdan daha
çok etki ediyordu. Hayatı adeta gözünde büyüyordu. Annesi en büyük
destekçisiydi ancak o da bazı durumlarda yetersiz kalıyordu. Çünkü sadece anne
yetmiyordu. Tam sağlıklı bir ailede her birey ayrı ayrı değer taşıyor,
birbirlerinin sınırlarına müdahale etmedikleri sürece başarıyı elde
edebiliyorlardı. Ali’nin babası da kötü bir adam değildi. Ancak kendi
yetiştiriliş tarzı deyin ya da karakter onda bazı hatalı davranışlara sebep
oluyordu. Ali’ninde en büyük çatışması her zaman babayla olmuştu. Kendi
hedefine gideceği sırada babası bir anda geliyor ve sanki hiç başarı
olmayacakmış, başaramayacakmış gibi bir hisse kapılıyordu. Bunu da ailesine en
çok da aliye hissettiriyordu.

 

Yazar: admin